21. Yüzyılın İnanışları

image.png

Bilimsel yöntemle kavranamayan olguları ve gelecekle ilgili belirsizlikleri kabullenmek kolay iş değil. İnsan zihni kesinliğe ihtiyaç duyuyor ve hayal gücünü kullanarak zihnindeki boşlukları hikayelerle doldurma eğiliminde. Dinler bu konuda en büyük yardımcımız konumunda.

Dinlerin içerdiği çelişkiler öteden beri ilgimi çekmiştir. Dünya genelinde inançlılar sayıca halen kurumsal bir dine inanmayandan daha fazla. Farklı coğrafyalarda inananlar birbirleriyle taban tabana zıt dinsel kurgulara aynı sarsılmaz inançla sarılıyorlar. Her biri kendi dininin en hakiki, en kutsal, en mükemmel olduğuna inanıyor.

Din konusu çoğunlukla bireysel bir tercih olmaktan ziyade, toplumsal bir dayatma olarak ortaya çıkıyor. Bulundukları coğrafyaya göre insanlar bu kimlik ve inançlara doğuştan sahip oluyorlar. Toplum ve aile onları öylesine yönlendiriyor ki büyük bir çoğunluğu inançlarını sorgulamaktan kaçınıyorlar. Ekonomik olarak gelişmiş toplumlarda ise dinsel seçim bireylerin inisiyatifine bırakılabiliyor ve inançlar farklılaşıyor.

Ölümlü olduğunun bilincine varabilen tek canlı türü insan. Bu durum bireysel planda oldukça büyük kaygı yaratıyor. Bu nedenle ruhun ölümsüzlüğünü öngören inanışlar tarih boyunca ciddi ilgi görmüşler ve görmeye devam ediyorlar. Bir hikayemde yaşlanmanın çaresinin bulunduğu bir zamanda savaşların nasıl olacağını anlatmaya çalışmıştım. Ölümsüzler ölümlülere kıyasla dezavantajlı konumda oluyorlar çünkü dinsel inanışları hızla terk etmişler. Öyküde cesur askerlere sahip olabilmek için din işleri başkanından ölümsüzlere cazip gelen bir din bulması isteniyordu.

Dinin öteden beri iktidarla yakın bir ilişkisi olmuş. İnancı kontrol edenler toplumda ayrıcalıklı bir yere sahip olmuşlar. İnsanlar geçimlerini avcı-toplayıcılıktan sağlarken çok tanrılı ve animist dinler popülermiş. Tarım toplumuna geçişle birlikte imparatorluk kurulmaya başlanmış ve tek tanrılı semavi dinler öne çıkmış. Sanayi toplumunun kökleşip yaygınlaşması çok çalışmaya, birikime ve yeniden yatırıma önem veren Protestan ahlakını gerektirmiş. 21. yüzyılda ise dinsel inanışlar oldukça çeşitlenmiş olsa da bilgi çağı çalışanlarını motive etmek üzere new age inanışları ve kişisel gelişim tavsiyeleri öne çıkmış durumda.

Dinlere ve kişisel gelişim konusuna mesafeli durmakla birlikte yararlanılabilecek bilgiler içerdiklerini de düşünüyorum. "Secret" tarzı saf palavradan ibaret olan kişisel gelişim yönlendirmelerini elbette ciddiye almıyorum. Yine de kişisel motivasyonu ve verimliliği artırmak üzere yapılan bazı tavsiyeleri de faydalı buluyorum. Bilgi çağının karmaşası içinde yolunu bulması için bireylere çok çalışmasını, pozitif düşünmesini, yersiz alınganlıklar göstermemesini, diğerleriyle açık bir iletişim içinde olmasını öğütleyen kişisel gelişim guruları zaman zaman ilgimi çekmeyi başarıyorlar.

Birkaç yıl önce Instagram'da Toltek bilgeliği adında bir felsefeye ve bu felsefenin dört "anlaşması"na denk gelmiştim. Tavsiyeleri Instagram'da paylaşan kişi saygı duyduğum bir insandı, dolayısıyla konu ilgimi çekmişti. Oldukça sade tavsiyelerdi ve hayat tecrübemle uyumlu oldukları gördüm.

Toltecler 10 ila 12 yüzyıl arasında Meksika'da yaşamış bir uygarlık. Başkentleri Tula imiş. Toltec bilgeliği olarak ünlenen felsefenin gerçekten Tolteclerden kaynaklanıp kaynaklanmadığı şüpheli. Bu felsefenin dünyada duyulması 1952 doğumlu Meksikalı yazar Don Miguel Ruiz tarafından 1997 yılında yazılan "4 Anlaşma" isimli kitapla olmuş. Kitap ABD'de 7,2 milyon adet satılmış ve 40 dile çevrilmiş. Oldukça basit bir içeriğe sahip olan bu "anlaşma"ların listesi aşağıda yer alıyor.

1-Kullandığın Sözcükleri Özenle Seç

2-Hiçbir Şeyi Kişisel Algılama

3-Varsayımda Bulunma

4-Daima Yapabildiğinin En İyisini Yap

Kişisel gelişim ABD'de doğup gelişti ve son yıllarda Türkiye'de de popüler olmaya başladı. Her konuda olduğu bu konuda da yetkin ve işini iyi yapan profesyonellerin yanı sıra, umut tacirliği yapanlar da var.

Sonuç olarak, eleştirel bir süzgeçten geçirmek şartıyla her türlü bilgiden yararlanmak gerektiği düşüncesindeyim.

Okuduğunuz için teşekkür ederim.

Sort:  

Bir kitap okur gibi okudum. Bilgilerle harmanlaşmış bir içerik. Teşekkürler, ilham kaynağısınız hocam :)

Teşekkür ederim. İlham verici şeyler yazabiliyorsam ne mutlu bana.

 last month 

Dinler; toplumların her zaman için en zayıf noktası olmuştur ve olmaya da devam edecektir. Bunu fırsat bilenler dini çok güzel kullanarak insanları sömürmeye devam edecektir. Yazını okurken keyif aldım. Biraz daha uzun olsada devam etsem diye düşünmedim değil :)

Teşekkürler. Beğenmene sevindim.