Yıldızların Doğumu, Yaşamı ve Ölümü

in Steemit-Türkiye ☪3 months ago (edited)

image.png

Birkaç yıl önce astronomiyle amatörce ilgilenmeye başladım. Uzayın ne denli dinamik bir yer olduğunu ve gök cisimlerinin ne kadar çeşitli olduklarını fark edince çok şaşırdım. Yıldızlar özellikle ilgimi çekiyor. Çıplak gözle bakıldığında birbirinden çok da farklı görünmeyen yıldızların çok farklı hayat hikayeleri var.

Bu yazıda yıldızların nasıl doğup geliştikleri ve öldükten sonra neye dönüştüklerine ilişkin bilgiler vermeye çalışacağım.

Yıldızların aşağıda özetlemeye çalışacağım hayat döngülerinde, bulutsu oluşumundan, ölümlerine kadar birçok adım bulunuyor. Yıldızların öldükten sonra neye dönüşecekleri boyutları tarafından belirleniyor.

BULUTSU

Bir bulutsu, hidrojen ve tozdan oluşan bir tür bulut olarak tarif edilebilir. Bulutsular yıldızların doğum yerleridir. Bulutsuların farklı türleri vardır. Orion Nebulası gibi emisyon bulutsuları parlaktır, çünkü içinde oluşmuş yıldızlar tarafından aydınlatılır. Bir yansıma bulutsusunda, yıldız ışığı bulutsunun içindeki toz tanelerinden yansır. Karanlık bulutsular arkalarındaki yıldızların ışığını kısmen veya tamamen emen yoğun moleküler hidrojen bulutlarıdır. Gezegen Bulutsusu ise kırmızı bir devden beyaz bir cüceye dönüşerek kaybolan bir yıldızın dış katmanlarıdır.

YILDIZ

Bir yıldız, nükleer reaksiyonlarla kendi ısısını ve ışığını üreten parlak bir gaz küresidir. Bulutsulardan doğarlar ve çoğunlukla hidrojen ve helyum gazından oluşurlar. Yüzey sıcaklıkları 2000 ℃ ila 30.000 °C arasında değişir ve renkleri kırmızıdan mavi-beyaza kadar değişir. En parlak yıldızlar güneşten 100 kat daha parlaktır ve milyonlarca Güneş kadar ışık yayar. Gökyüzünde çıplak gözle gördüğümüz tüm yıldızlar güneşten büyük ya da parlaktır.

En az parlayan yıldızlar kırmızı cücelerdir, güneşin parlaklığının binde birinden daha az ışık yayarlar.

Bir yıldız için mümkün olan en küçük kütle, güneşin yaklaşık %8'idir, aksi takdirde kütle çekiminin etkisiyle nükleer reaksiyonlar gerçekleşmez. Kritik kütleden daha az olan nesneler daha az parlar ve kahverengi cüce veya büyük bir gezegen olarak adlandırılır.

Hayatının sonuna doğru, güneş gibi bir yıldız, dış katmanlarını kaybetmeden ve nihayet beyaz bir cüce haline gelmeden önce kırmızı bir dev haline gelir.

KIRMIZI DEV

Kırmızı devler görece az sıcak bir yüzeye sahip büyük ve parlak yıldızlardır. Bir yıldızın evriminin son aşamalarında oluşurlar, çünkü yıldızın merkezindeki hidrojen yakıtı tükenir. Kırmızı devlerin çapı Güneş'in 10 ila 100 katıdır. Yüzey sıcaklığı güneşten daha düşük olmasına rağmen, (yaklaşık 2000-3000 ℃), çok büyük oldukları için çok parlaktırlar.

Çok büyük kırmızı devlere genellikle süper devler denir. Bu yıldızlar Güneş'in 1000 katına kadar çaplara sahiptir ve güneşten genellikle 1.000.000 kat daha fazla ışık yayarlar.

KIRMIZI CÜCE

Bunlar görece az sıcak, soluk ve küçük yıldızlardır, güneşin kütlesinin yaklaşık onda biri kadar bir boyuta sahiptirler. Evrendeki yıldızların %70'inin kırmızı cücedir. Çok yavaş yandıkları için 100 milyar yıllık yaşam sürelerini olabileceği tahmin edilmektedir.

Evrenimiz 13,7 milyar yaşındadır. Güneşin ise 5 milyar yıl daha varlığını sürdüreceği hesaplanmaktadır. Güneş ve onun gibi görece büyük boyutlu yıldızlar söndüklerinde insanlığın bir kırmızı cücenin yörüngesinde bulunan bir gezegene göçebileceği speküle edilmektedir.

SARI CÜCE

Güneş'in de içinde bulunduğu yıldız sınıfına verilen isimdir. Sarı cüceler G tipi cüceler olarak da isimlendirilmektedir. Güneşin 0,84 ila 1,15 katı kütleye sahiptirler. Yüzey sıcaklıkları 5027 ile 5727 santigrat derece arasında değişmektedir. Diğer orta boy yıldızlar gibi çekirdeklerindeki hidrojen helyumu nükleer füzyon yoluyla enerjiye dönüştürürler. Sarı cüceler tüm anakol yıldızlarının %7,6'sını oluşturmaktadır.

BEYAZ CÜCE

Bu çok küçük, sıcak yıldız, güneş gibi bir yıldızın yaşam döngüsündeki son aşamadır. Beyaz Cüceler güneşe benzer bir kütleye sahiptir, ancak güneşin çapının sadece %1'i kadar bir çapa sahiptirler. (Yaklaşık olarak Dünya'nın çapı). Beyaz bir cücenin yüzey sıcaklığı 8000℃ veya daha fazladır, ancak güneşten daha küçük oldukları için genel parlaklıkları güneşin %1'inden daha azdır.

Beyaz Cüceler, nükleer enerji kaynaklarını kullanmış olan yıldızların küçülmüş kalıntılarıdır. Beyaz cüce, yerçekimi etkilerinden dolayı yoğunlaşmış maddeden oluşur. Bir kaşık dolusu beyaz cüce kütlesi birkaç ton ağırlıktadır. Beyaz Cüceler birkaç milyar yıl içinde soğuyup solarlar.

SÜPERNOVA

Bir yıldız patlayarak ölümü sırasında kısa bir süre için 100 milyon Güneş'in parlaklığını elde eder ve neredeyse tüm galaksiyi aydınlatır. Süpernova'ların iki türü vardır:

Tip I süpernovalar, bir yıldızdan gelen gazın beyaz bir cüceyle birleştiği ve patlamasına neden olduğu ikili yıldız sistemlerinde ortaya çıkar.

Tip II süpernovalar güneşten on kat veya daha büyük yıldızların hayatlarının sonunda iç nükleer reaksiyonlar sonucu meydana gelir. Bu patlamalar geride nötron yıldızlarını ve kara delikleri bırakmaktadır. Süpernovaların hidrojen ve helyumdan daha ağır elementlerin ana kaynağı olduğu düşünülmektedir.

NÖTRON YILDIZI

Bu yıldızlar esas olarak nötronlardan oluşur ve bir süpernova patladığında üretilirler. Patlama proton ve elektronları bir nötron yıldızı üretmek için birleştirmeye zorlar. Nötron yıldızları çok yoğundur. Tipik nötron yıldızları güneşten üç kat fazla kütleye sahip oldukları halde sadece 20 km çapındadır. Nötron yıldızının kütlesi daha büyükse, yerçekimi o kadar güçlü hale gelir ki kara delik olmak üzere daha da küçülecektir.

Pulsarların çok hızlı dönen nötron yıldızları olduğuna inanılmaktadır. Nötron yıldızlarından bir kısmı kendi etrafında saniyede 700 kez gibi büyük hızlarla dönerler. Bunlar etrafa radyo dalgaları ve x-ışını yayarlar. Nasıl ki deniz fenerleri ışıkları ile yerlerini gösteriyorlarsa, bu yıldızlar da yerlerini yaydıkları ışınlar aracılığı ile gösterirler. Öyle ki evrenden gelen “radyo yayınını” dinleyerek bu yıldızları tespit etmek mümkündür.

KARA DELİK

Kara deliklerin büyük yıldızların yaşam sürelerinin sonunda oluştuğu düşünülmektedir. Kara delikteki kütle çekimi o kadar büyüktür ki, hiçbir şey ondan kaçamaz. Kara delikteki maddenin yoğunluğu ölçülemez. Kara delikler çevrelerindeki alanı bozar ve genellikle yıldızlar da dahil olmak yakın çevrelerindeki tüm maddeleri emerler.

Okuduğunuz için teşekkür ederim.

Görsel Kaynağı: https://unsplash.com/photos/KLC3q7Z0RDE

Sort:  

Bilgi için tesekkürler.🙏

teşekkürler üstad

Hiç merak etmediğin bir konu ama ilgimi çekti..Yıldız kayması nasıl meydana geliyor

Şöyle anlatayım:
Yıldız kayması diye bilinen olayın aslında yıldızlarla hiç ilgisi yoktur. Uzayda dolaşan kaya parçaları, meteorlar atmosferimize girince hava sürtünmesi ile karşılaşır ve yanmaya başlar. Bazı parçalar büyüktür ve yanarak yeryüzüne kadar ulaşır. Bazıları ise üst atmosferden yere ulaşamaz çünkü boyutları diğerlerine göre küçüktür ve yanarak tükenirler. Bazıları ise yörüngesi gereği atmofere girip çıkar ve atmosfer içindeyken alev topuna dönüşür. Biz de aşağıdan yukarı bakınca bir saniyelik bir beyaz çizgi görürüz ve yıldız kaydı dilek tut deriz ki bu olayın yıldızlarla hiç alakası yoktur. Halkımız yukarıda anlattığım bu olaya bu deyişi uygun görmüştür:)

Berrak bir havada ve bulutsuz bir gecede yıldızlara bakarken fazlaca karşılaşabiliriz bu olayla çünkü uzak böyle meteorlarla dolu ve her gün defalarca atmosfere girip yanıyorlar.

Bilgi için teşekkürler,😊
Evet Yıldız kaydı diye sevinirdik..

Ağustos ayında özellikle çok meteor yağmuru oluyor.

 3 months ago 

Uzay ve içindekiler uçsuz bucaksız bi derya gerçekten..

Evet, boyutlar da inanılmaz ölçülerde

 3 months ago 

Aynen insana evrende ne kadar küçük olduğunu hatırlatıyor. Aynı zamanda gözlemlenebilir evrende, gidilebilir mesafenin de ne kadar kısa olduğunu..